| Bilgelik
Bugüne kadar gerek bu derginin içeriğinde gerekse kendi bilgi algılama kaynaklarınız aracılığıyla bir sürü değerli bilgi ve görüşü okumak veya takip etmek fırsatı yakalamış bulunmaktasınız. Birey olarak bizler algılarımızı açık tutabildiğimizce ve farkına vardıkça biyolojik olarak diğer canlılara göre üstün olan kavrama ve muhakeme etme yeteneğimizi harekete geçirerek kendi bireysel farklılığımızı yakalıyoruz. Bu farklılıkla da kendi süreçlerimizi ve hedeflerimizi gerçekleştirme yolunda çabalıyor, farklı hedefler ve başarılara imza atıyoruz. İşte kimliğimizin oluşum süreci ve işimize yansıması bu bilgi sürecinin verimliliği ve çeşitliliğiyle başka boyutlar kazanmakta, bu şüphe götürmez. Bu sebeple de bu satırları okuduğunuz gibi farklı yorum ve görüşleri tecrübe edinebilmek adına okuyarak yada gezip, yaşayıp gözlemleyerek kendi eksikliklerimizi kapatmaya çalışıyoruz. Peki bilgi çağının dipsiz derinliklerinde yüzerken neyi ne oranda yada hangi kaynakla edinebilmeyi seçelim. Seçmesine seçelim de bizlerin gerek hayatı gerekse konsantrasyonu bu farklı bilgileri edinmeye yeterlimi. Sanırım cevabı biliyoruz “hayır” ama bunu yaşam boyu yapmak zorunluluğumuzda bir diğer gerçek. Çünkü bugünün dünyasındaki bilgi ile gelecekteki bilgi hem boyutsal hem de yoğunluk olarak devamlı değişiyor. O zaman bizler bu bilgilenme sürecini mümkün olduğunca verimli kılmak ve çoğu şeyi de tecrübe edilmiş yaşanmışlıkların üzerine dayandırarak karar alabilmek ve bunu değişimin içinde hızlı yapabilmek zorunda kalmaktayız. Bilgili olmak ve bunu sürekli kılmanın yanı sıra bilge olmak ve bilgileri bütünsel değerlendirerek sürekliliğini sağlamak zorundayız. Peki nedir bu bilgelik? Sanırım örnek alınacak bir kimlik ve onun bilgisel bütünlüğüyle ortaya koyduğu tecrübeye ve yorumlara dayalı sentezlerin bütünü dersek pek fazla yanılmayız. Bu açıdan incelersek, birey olarak bizlerin bu öğretiye risk yönetimi açısından oldukça sıcak yaklaşmamız ve hatta kendi bilgi doygunluğumuzu bilgeliğe kadar götürebilmemiz ciddi bir fark yaratacaktır. Zaten verileri olduğu gibi almaktan ziyade sorgulayan ve kritik açılardan çıktıya , oradan da stratejik kararlara geçiren kurumlar bugünün iş dünyasında daha sağlam tutunmuyorlar mı. Beklide bilgelik sadece algılanan anlamda kişisel değil daha ötesinde kurumsal olarak da ele alınması gereken bir kavram. Bilgeliğe değinmişken toplumların yaşanmışlıklarının öğretiye geçen deyişlerini de okuyarak hem kişiliğimize hem de kurumumuza katacağı değerleri ıskalamamakta yarar var. Bu bağlamda sizlerle Kızılderililerin toplumsal düzen, kişisel gelişim ve varlık üzerine bazı sözlerini hem bilgeliğin altını çizmek hem de gününüze uyarlanabilmesini sağlamak adına paylaşmak istiyorum. Bu sözleri yorum katmadan sizlere kendi süreçleriniz çerçevesinde değerlendirmeniz üzere aşağıda derliyorum. -Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü (Cheyenne-Kabilesi) -Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (Ute-Kabilesi) -Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yasayanlara ilave eder. (Hopi Kabilesi)
-Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım. (Apache Kabilesi)
-Bütün ateşler yanmaya başladıklarında aynı boydadır. (Seneca Kabilesi)
-Cesur adam bir defa ölür, korkak ise her gün.(Kiowa Kabilesi)
-Karanlık bastıktan sonra bütün kediler panter olur.(Zyni Kabilesi)
-Ne kadar kaldığını ne kadar çok sorarsan yol o kadar uzun görünür.(Seneca Kabilesi)
-Korktuğunuz işi yaparak, korkuyu öldürün (Cherokee Kabilesi)
-Öfkenin sizi zehirlemesine izin vermeyin.(Hopi Kabilesi)
-Bir düşman çok, yüz dost azdır. (Hopi Kabilesi) -Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli. (Siyu Kabilesi) Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır. (Cherokee Kabilesi). Bilginiz olabildiğince derin, bilgeliğiniz olabildiğince daim olsun.
Nail Şencan / Evrim Dergisi
|
