İHRACATTAN ULUSLAR ARASI PAZARLAMAYA-II

 

Acil Eylem Planı; Geçen yazımıza bıraktığımız yerden, acil yapılması gerekenler ile ilgili olarak bazı sorgular açmaya çalışacağım.

 

1-Küresel Vizyon: İster üretici ister dış ticaret şirketi olalım yapılacak ilk faaliyet  kurumumuzun bize yansıyan ve hayran olduğumuz artılarından uzaklaşarak dünyadaki yerimizi algılamaya çalışmaktır. Evet biz kendi mekanımızda başarılıyız, müşterilerimizin iş anlayışını biliyor ve ona göre davranıyoruz çünkü biz de aynı sistemin içindeyiz.

 

Peki ya dünya? İster yanı başımızdaki bir ülke yada en uzak noktadaki bir ülke, onlar bizden ne bekliyor? Onların iş dünyasında gerçekler hangi kriterlerden oluşmakta ve biz bunlara ne kadar uyuyoruz? Uluslararası bağlamda kanunlar nasıl işliyor? Kanunların yerini sınırların ötesinde hangi disiplin modelleri alıyor? Bu modelleri hangi kurumlar oluşturuyor. Mal ve para hareketlerini küresel anlamda nasıl tanımlayabiliriz ve herkesle aynı dili konuşabiliriz, peki biz bunları biliyor muyuz?

 

Aslında bu soruları küresel bakış açımızı net olarak teşhis edebilmek adına arttırmak ve bir kontrol listesi oluşturmakta yarar var. Bunu yaparken “Dünya Ticaret Örgütü, OECD, ICC, AB, NAFTA, ASEAN, IBRD” gibi uluslararası ticaretin standartlarını oluşturan ve bunu yaparken de mal ve para hareketlerini kolaylaştırmaya çalışan kurumların, toplulukların oluşum sebeplerine, işlem ve işleyişlerine bakmakta yarar var.

 

Küresel pazarlamada olmazsa olmaz kriterler ve yönetim anlayışı neleri kapsamakta?

 

Unutmayın sınır ötesi hareket yanıbaşımızdaki gerçeklerden çok farklı, daha büyük vaadlerle ve paralelinde de risklerle doludur. Bu riskleri de ancak ve ancak bilgiyle ve öngörebilme yeteneğimizi geliştirecek küresel bir bakış açısıyla yönetebiliriz. Çünkü artık hiç kimse riskleri alacak kadar rahat ve lükse sahip değil. Bu yeni dünyanın temel gerçeği. Bu gerçeği diğer bir gerçek olan bilgi çağının artılarıyla, teknolojiyi kullanarak bilgiyi algılama ve süzme kalitemizi arttırarak yönetebiliriz.

 

2-Sektörel Gerçekler: İçinde bulunduğunuz sektörün gelişimi nedir? Teknolojik yansımalar, sektörün gelişim trendleri ve dönemsel yansımaları nasıldır? Dünyada sektörel anlamda gelişmiş ve gelişme trendine girmiş ülkeler ve buralardaki yerel üretim ve dışa bağımlılık nasıldır?

 

Sektörel hammade temininde hangi dönemlerde tedarik zorluğuyla karşılaşılıyor ve  fiyat değişimi nasıl oluyor? Ürün yada hizmetimiz hangi dönemlerde talep görmekte ve biz bu dönemlere hazır girebiliyor muyuz?

 

Sektörümüzde dünyada hakim olan üretim ve tüketim kültürü nasıl ve biz bunu karşılayabilecek ürün yada hizmet anlayışına sahip miyiz? Bunu ülkeler bazında ayrıştırıp izleyebiliyor muyuz?

 

Sektörün öncülüğünü yapan kurumlar hangileri, bunların gelişimleri ve küresel yapılanmaları nasıl, başarı kriterleri neler ve biz bunlardan nasıl faydalanabiliriz?

 

İçinde bulunduğumuz sektör hangi uluslararası fuarlarla rotasını buluyor, bu fuarları biliyor ve takip ediyor muyuz?

 

3-Ürün ve Hizmetlerimiz: Kurumumuz bünyesinde oluşturmaya çalıştığımız ürün ve hizmetler ortak faydalanıcı beklentilerini karşılıyor mu?

 

Ürünlerimiz dünyanın başka yerlerinde de kullanılabilir esnekliğe sahip mi?

 

Biz bu beklentileri, satış sonrası servis de dahil olarak karşılayabilir miyiz?

 

Ürün yada hizmet standartlarımız uluslararası düzeyde hem teknik gereklilik hem de yönetsel ve çevreye duyarlı olarak algılanabilecek “ISO 9000, ISO 14000, HACCIP, UL, EN Standartları” gibi belgelere sahip mi?

 

Avrupa birliği içinde malların teknik gereklilikler yönünden serbest dolaşımını sağlayan “CE” işaretlemesi kapsamına giren bir ürün mü üretiyoruz? Öyleyse bunun şartları ne ve biz bunları sağlayarak bu işareti ürünlerimize koyabiliyor muyuz?

 

Ürünlerimiz uluslararası gereklilikleri sağlayan paketleme ve ambalaj kriterlerine uygun mu?

 

Ürünlerimizin faydalanma sürecinde müşterilerimizin sahip olma maliyetlerini yönetebiliyor muyuz?

 

4-Kurumsal Yapımız, İnsan Kaynağımız: Kurumsal dinamiklerimizi oluşturan insan kaynağımıza, özellikle müşteriye dokunan pazarlama ekibimize öncelikle yukarda yazılanları açıklamış ve anlaşılmasını sağlayabilmiş durumda mıyız?

 

İnsan kaynağımız evrensel değerlere inanmış ve üretken rolünün farkına varmış mı?

 

Pozitif düşünce ve müşteri odaklılık tüm organizasyonda hakim mi?

 

Teknik bilgi beceri ve iletişim kabiliyetleri gelişmiş mi?

 

Değer yaratma, katma değer oluşturma ve yenilikçilik kavramları benimsenmiş mi?

 

Unutmayalım ki hiçbir müşteri, beklentilerinin karşılanmadığı limanda durmaz, onlarla birlikte varolabileceğimizi kabul ederek, kalitemizi temelde de kişisel kaite seviyesini geliştirmemiz gerekmekte. Bunun da açık, olduğunca yalın ve dinamik bir organizasyon yapısıyla oluşabileceğini unutmayalım.

 

Gelecek yazıda masa başı araştırma teknikleri ve ülke seçimleri konusunu aktarmak üzere, iyi ihracatlar.

 

Yazıda geçen kurumlara ait önemli web linkleri

http://www.wto.org

http://www.iso.org

http://www.oecd.org

http://www.worldbank.org
http://www.iccwbo.org
http://www.aseansec.org
http://europa.eu/
http://www.nafta-sec-alena.org

 


Nail Şencan /Evrim Dergisi