ETKİN İLETİŞİM VE MÜZAKERE-1 

 

Her insan özde anlaşılmak ve sosyal bir ihtiyaç olarak da anlayabilme yeteneğini geliştirmek ister. Bu temel beklentiler bizleri, kurumlarımızı ve hatta dünyayı bugünkü şekline getirmekte. 

Bu iki paralel olgu olumluya gittiğinde paylaşım ve gelişim, negatife gittiğinde de kavga ve savaşları yaşar duruma geliriz. Aslında bu süreçte bizler hem sebep oluyor hem de sonucuna maruz kalıyoruz. Peki ama bu durumu ne kadar bilinçli ve istediğimiz sonuca götürecek stratejilere dayandırarak yapıyoruz? 

Peki iletişim sadece biz konuşmayı seven kişilerin yaptığı gibi iyi konuşmak ve karşı tarafı ikna etmek mi? Peki öyleyse iyi konuşmanın ölçütü ne? Ya da ikna edilmenin, ikna olmanın kriterleri neler? 

Bu soruların cevabına önce klasik anlamda iletişim modelini tanımlayarak başlayalım. 

İletişim; iletmenin ötesinde verici ile alıcının belirli bir ortamda kendi kodlama (tarz ve metot) ve kod çözme sistematiğinde oluşan bir sürecidir. İletime göre en büyük farkı ise iletilenlerin karşı tarafça algılanma boyutunu kontrol eden geri bildirim sürecidir yani, çift taraflı bir eylemdir. 

Bu durumda olabildiğinde karmaşık kodlar kullanmadan açık ve karşı tarafça algılanabilecek tutum ve dilde iletişmek ilk olumlu yaklaşım olsa gerek. Diğer tarafdan da ortamın algılamayı negatif etkileyecek psikolojik ve çevresel faktörlerden arındırılmış olmasına özen gösterilmeli. Peki şu geri bildirim nasıl alınacak? İllaki insanları anladın mı diye imtihan mı yapacağız yoksa, onların tutum davranış hatta vücut dilinden iletilerimizin yerini bulup bulmadığını kontrol mü edeceğiz? Elbette ki öyle. Çünkü anlık alınan geri bildirimler bize iletişimimizin etkin olup olmadığı ya da değişik açılardan farklı yöntemler ya da sözcükler kullanıp kullanmamızın gerekliliğini aktaracaktır. 

Bu yaklaşımın ötesinde değinmek istediğim iletişim modelini biraz daha farklı bir boyutta aktarmak. Çünkü iletişim ister kurumlar, ister insanlar isterse kurumlarla insanlar arasında olsun tarafların değerleri algılama sonrasında katma değer yaratabilecekleri verimli bir yolculuğun temelini oluşturacaktır. O halde iletişim fırsatını her iki tarafın da çok iyi değerlendirip fayda temelli bir zemine oturtmasında büyük yarar var. 

Bu süreç tarafların ya da ilk başta katma değer yaratacağına inandığı bir değere sahip olan tarafın sırtına ciddi bir yük getirmekte. Öncelikle iletişime geçilecek değerin yerini bulabilmesi için bir değer çalışması ya da beklentinin anlatılacak değerle uyuşup uyuşmadığının tanımlanmasında yarar var. Gelin bu sürece ana ilştişimin faydaya dönebilmesi için beklentiyi algılamaya odaklanacağımız ve iletişim metodlarımızı belirleyebileceğimiz “stratejik iletişim” fazı diyelim. Bu fazda neden, nasıl, niçin, nerede ve kim ya  da kimlerle iletişime geçmemiz gerektiğinin cevaplarını aramamız da yarar var. Buna beklentiden başlamak da diyebilirsiniz. Referans noktamızı beklentiden alamaz isek hem iletmek istediğimiz mesajı sorgulayamaz hem de algılamayı kolaylaştıracak faktörleri ıskalayabiliriz. 

Elde ettiğmiz beklentilerin bizdeki değer olarak gördüğümüz iletişim objemiz ya da malzemelerimizle kesim noktasını optimize etmek bir hazırlık sürecini gerekli kılacaktır. Çünkü iletişimin başarısı beklentilerin karşılanmasına yani kaliteli bir iletişim süreci geçirilmesine bağlıdır. 

Şimdi ön hazırlığımızı bir miktar da destekleyici yönde operasyon adımlarımızı etkin planlayabileceğimiz sürece geldik. Burada direkt yada endirekt ana sürece katkısı bulunacak kişi ya da kurumlarla “operasyonel iletişim” sürecine geçilmesinde yarar var. Bu süreç bize verilen mesaj, hizmet ya da ürünün şekillendirilmesi ve çıktılara dönüşümünü sağlayacaktır. 

Şimdi iletişim sürecimizin algılanabilir bir biçimde muhatabına mesela iş arkadaşımıza ya da müşterimize belki de komşumuza ulaştığını düşünelim. Beklentiden operatif anlamda yaptığınız hazırlıklar bakalım meyvesini verecek mi? Bunu da geri bildirim adına “memnuniyet ölçme iletişimi” diyebiliriz. Bunu söylenecek bir söz, davranış ya da bir anket ile değerlendirerek yeniden bir sorgulama sürecine girmemizde yarar var. Başarılı bir iletişim yapmış isek bunun sebeplerini, faktörlerini ve yöntemlerini çok iyi tahlil etmemiz bunu sonrasında da tekrarlayabilmemiz için çok önemlidir. Yok eğer başarısız olmuş isek bu bize stratejimizi gözden geçirerek en kısa zamanda süreci iyileştirip iletişimimizi etkin kılmamızı sağlayacaktır. 

Unutmayalım etkin bir iletişim değerlerimizin algılanması ve uzlaşma sürecinin en önemli katmanıdır.

Gelecek sayıda müzakere üzerine ağırlıklı olarak devam etmek dileğiyle
“iyi iletişimler”

 

 Nail Şencan /Evrim Dergisi