Kurumsal Yenilenme ve Yaratıcılık
Hayat yolunu biraz kat etmiş olanların hatırlayacağı bir dönem, hani şu televizyonun siyah beyaz olup da kısıtlı günlerde yayın yaptığı yıllar. İşte o yıllarda bir bilim kurgu dizisi olarak izlediğimiz Uzay Yolu ve orada bize empoze edilen el kadar bir cihazla yapılan görüşmeler o zamanın çocukları yada gençleri olan bizlere ne kadar da hayal geliyordu. O cihaz şimdi nostaljik bir anı olmasının ötesinde bir öğretiye de örnek teşkil ediyor, çünkü bizler artık hayal etmesi bile zor olan o iletişim aracını bugün cep telefonu olarak kullanma fırsatını yakaladık. Bu nasıl oluyor da birileri düşünüyor sonra onlar yada başkaları bunları yapıp kullanımımıza sunuyor? Üstelik bu olaylar o kadar fazla ve süratle oluyor ki artık takip etmekte zorlanıyoruz. Evet burada müthiş bir marjinallik, hayal gücü ve sonrasında projeyle desteklenmiş ve sürece yatırılmış bir eylemler yumağından bahsediyoruz. Hayalden hayata kadar geçen bu süreç ne yazık ki bir sürü kabiliyetin bir araya gelmesini birbirleriyle etkileşmesini ve etkin bir biçimde de koordinasyonunu gerekli kılmakta. Üstelik bu süreç farklı mesleki öğretilerden geçmiş ve kimliklere sahip kişileri ortak bir hedefte tutmak, heyecanlandırmak ve bu ortak paydadan aldıkları sinerji ile üretmelerini sağlamayı da gerekli kılmakta. Yani hayalden hayata zor bir süreç, peki o zaman yapmasak olmaz mı? Elbette olur, bu bir tercih meselesidir ama tercih edenler eğer haklı olsaydı bugün halen manyetolu telefonlarla iletişmemiz de bizi rahatsız etmeyecekti ve Bay Bell’in ilk hayata geçirdiği telefon bugün halen üretilip talep bulabilecekti. Evet, kurumların varlıklarını sürdürebilmeleri için “Kurumsal Yenilenme” sürecinde olmaları ve “Yenilikçi” yaklaşımları desteklemeleri geleceği yaratan önde ve farklı kurum olabilmenin gerek şartlarından birisi. Peki kurumsal yenileme ve yenilikçi bir kurum olabilmek hangi kaynaklardan beslenebilir? 1-Müşteri Odaklılık: Yeniliği kendi kabiliyetimiz alanında gerçekleştirebilmek için müşteri segmentimize odaklanarak onların tatmin olmamış beklentilerini tespit etmeliyiz. İşte bu bizi farklı kulvara, rekabet üstü bir arenaya dolayısıyla değişime taşıyacaktır. Yenilenme değişecek olan müşteri ihtiyaçlarının bu gün durduğumuz yerle arasındaki farkı kapatıyor ise etkin olacaktır. 2-Bilgi ve Enfermasyon Yönetimi: Dün ne olduğumuzu bilerek, bugünün iç ve dış çevre etkilerini ön görüp bugünümüzü üç boyutlu bilgi platformunda değerlendirmek ve stratejik kararları hızlı ve etkin almak zorundayız. Yavaş gidersek yada gizli kalmış gerçekleri gösterecek veri ve sorgulardan uzak kalırsak çıktılarımız bize göre yenilenmiş fakat segmentimiz de tekrarlanan bir yapıda algılanabilir. 3- Katılımcı İ nsanlarla Örülmüş İnsan Kaynağı: Yenilenen ve müşterisiyle birlikte hareket edebilen, sorgulayan sürekli kendini ve şirketini geliştirmeyi ilke edinmiş insan kaynağı ve kurumsal süreçlere katılımlarını destekleyen sistemler. 4-Üretim ARGE: Beklentiye uygun öz ve genişletilmiş ürün veya hizmet tasarlayan bunun metodunu devamlı sorgulayan, geleneksel değil gelecekten bakabilen hızlı çevik ve son teknolojiyi takip eden hatta teknolojik gelişmeleri laboratuar seviyesindeyken yakın takibe alan teknoloji kültürü. 5- Kurum Lideri: Yönetim kültürünün baskıcı ve dogmatik tutumlarından uzak hayal kurabilen fakat, asla hayalperest olmayan, hayalini projelendirip bu aşamada riskleri öngörüp yönetebilecek tedbirler alabilen, pozitif enerjiye sahip, takım üyesi olabilen, koçluk yapabilen, delegasyon ve yetki devrini yapabilen, müşteri beklentilerinin kurumu yönetmesine aracılık edebilen, adil ve kendini sürekli geliştiren bir lider. Şimdi bu maddelerin ışığında kendinize sorun. *Sizin Kurumsal yenilenmeye ihtiyacınız var mı? Bu sorulara verdiğiniz cevapları bir bir kağıda yazın sonra iş arkadaşlarınıza da bir sorun, eğer sizin verdiğiniz yanıtlarla onların verdikleri arasında fark varsa evet siz yenilenmelisiniz. Unutmayın gelecek bir gün mutlaka gelecek, hatta bu yazıyı okumaya başladığınız andan şu ana kadar yenilikçiler bazı şeyleri değiştirip kurumsal yenilenmelerini gerçeklestirmiş bile olabilir, ya siz?
Nail Şencan / Evrim Dergisi |
